İnsan Hakları Komiseri Kıbrıs’tan mültecilerin tepkilerini soruşturmasını istedi

 İnsan Hakları Komiseri Kıbrıs’tan mültecilerin tepkilerini soruşturmasını istedi

[ad_1]

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Mijatović, Kıbrıslı Rum İçişleri Bakanı Nicos Nouris’e bir mektup göndererek Kıbrıs yetkililerinin mültecilere fena muamelenin ve tepki iddialarının araştırılmasını istedi. Mijatović, sığınma isteyenlerin kabul merkezlerindeki koşullarından endişelerini de dile getirdi ve yetkililerden sivil toplum örgütleri için ortam sağlanmasını talep etti.
Kıbrıslı Rum İçişleri Bakanı Nouris mektuba verdiği yanıtta, yetkililerin Avrupa Birliği ve uluslararası hukuk hükümlerine saygılı olduklarını, geçen eylülde Lübnan’dan gemilerle gelenlerle ilgilenildiğini bildirdi. Bakan, kabul merkezleriyle ilgili konularda da, benzeri olmayan pandemik durumundan dolayı ortaya çıkan ihtiyaçların yerine gelmesi için prosedürün uygun hale getirildiğini açıkladı; sivil toplum örgütlerinin sicil iptali için Yüksek Mahkeme’nin önünde sadece bir vaka bulunduğunu söyledi.
Komiser’in 10 Mart 2021 tarihli mektubu, İçişleri Bakanı Nouris’in 16 Mart 2021 tarihli cevabıyla birlikte bugün Avrupa Konseyi tarafından yayımlandı.
Dunja Mijatović mektubunda, ‘mültecileri taşıyan, uluslararası koruma isteyen kişilerin de bulunabileceği teknelerin Kıbrıs’a çıkmalarının engellendiğine’ ilişkin birtakım bilgiler aldığını ve teknelerdekilerin sığınma prosedürüne ulaşma olanakları olmadan, doğrudan, bazen zorla geri gönderildiklerini belirtti.
 
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri şöyle dedi:
“Kıbrıslı yetkililerden, bu operasyonlar bağlamında, güvenlik güçleri mensuplarının kötü muamelesi ve tepki iddiaları için bağımsız ve etkili bir araştırma yürütmelerini talep ediyorum, yetkilileri denizden gelen mültecilerin insan haklarını korumaya çağırıyorum.”
“Mülteci ve sığınmacılar için kabul merkezlerinde koşullar da birtakım şikâyete neden olmaktadır.”
“İnsan Haklarının Korunması ve Yönetimi Komiseri ve Çocuk Hakları Komiseri’nin raporunun da yer aldığı, aşırı kalabalık, hijyenin olmaması ve sağlık, sosyal ve sığınma hizmetlerine erişememe olduğu rapor edilmiştir.”
“Deniz geçişleri ve varışların Kıbrıs için önemli sıkıntılar olduğu ve Covid-19 salgınından dolayı daha kötü hal aldığı bilinmektedir. yalnız bu sıkıntılar insan hakları yükümlülüklerine tam saygıyla giderilmesi gerekmektedir.” 
“Kıbrıslı yetkililerden kabul merkezlerinin koşullarını insan hakları standartlarına uygun çizgiye getirmelerini, sığınmacı ve mültecilere tüm gerekli hizmetlere etkin biçimde ulaşmalarını sağlamalarını talep ediyorum”.
Kabul merkezlerinde yaşayan mültecilere hareket özgürlüğünün sınırlandırılmasıyla ilgili olarak da Komiser, “merkezlerde sosyal mesafe ve diğer koruma tedbirleri zayıf olduğundan virüsün yayılmasının önlenmesi yerine, bu özgürlüğün olmamasının, hem sığınmacılarla mültecilerin hem de personelin sağlığını tehlikeye atan risklerdir” dedi.
Mijatović mektubunda uluslararası kuruluşların ve sivil toplum aktörlerinin sığınmacılarla mültecilerin desteklenmesindeki rollerinden de söz etti ve Kıbrıs’ta faaliyette olan sivil kuruluşların çalışma ortamında sıkıntı olmasının endişe verici olduğuna da dikkat çekti.
Yetkilileri, ilgili tüm aktörleri sığınmacılara ve mültecilere hizmet ve/veyahut bu merkezleri bağımsız olarak gözlemlemek için erişim sağlamaya davet eden Komiser, çeşitli sivil toplum kuruluş ve birlikleriyle ilgili diğer konularla ilgili yasa için 2020’de değişiklik uygulanmasının benimsendiğine değindi; uygulanabilir zaman sınırları içinde bazı resmi gerekliliklere uyulmadığının ve tasfiyeleri için prosedürün kabulünün rapor edildiğini kaydetti.
İşbirliği özgürlüğünün, demokratik bir toplumun gerekli tamamlayıcı bir unsuru olduğunu, AİHM madde 11 tarafından korunduğunu ifade eden Mijatović, bir sivil toplum örgütünün tasfiyesinin sadece ciddi görevi kötüye kullanmada uygulanabileceğini ve daha az sınırlayıcı tedbirler başarısız olursa, sadece bir son çare tedbiri olarak kullanılabileceğini vurguladı.
   
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Mijatović’i yanıtlayan Nouris, Lübnan’dan gelen teknelerin geri gönderilmesiyle ilgili olarak Kıbrıs yetkililerinin, Kıbrıs ve Lübnan arasında ilgili Geri Kabul Anlaşması’na götüren müzakerelerde dikkate alınan AB müktesebatı hükümlerinin farkında olduklarını ve saygı gösterdiklerini bildirdi.
İçişleri Bakanı, Kıbrıs’ın adaya düzensiz gelen mültecilerin yarattığı büyük sıkıntılarla karşı karşıya bulunduğuna, bu gelişlerin %70’inin ya Türkiye’den doğrudan tekneyle veyahut tekneyle Türkiye’den işgal bölgeleri üzerinden ‘Yeşil Hat’ yoluyla geldiğine dikkat çekti.
Sığınmacıların ve korunması olanların sayısının Kıbrıs nüfusunun %4’ünü oluşturduğuna işaret eden Nouris, eylülde Lübnan’dan gelenlerden de söz etti ve bu ülkenin hükümetiyle oluşturulan müzakerelerin başlamasıyla, Lübnan vatandaşlarını taşıyan 10 tekneden 6’sının Lübnan’a geri dönmesine karar verildiğini anlattı.
İçişleri Bakanı, ilgili AB ve uluslararası hukuk hükümlerine saygılı olarak ve dikkat edilerek Kıbrıs yetkililerinin, uluslararası koruma talep etmeyen Lübnanlı mültecilerin Kıbrıs’a düzensiz girişini engellediğini ve güvenle Lübnan’a dönmelerini sağladığını, uluslararası koruma isteyen 24 Lübnan vatandaşına da giriş izni verildiğini belirtti.
 
Nouris şöyle devam etti:
“2020’de adaya toplam 682 Suriyeli ve Lübnanlı mülteci geldi veyahut düzensiz olarak deniz sınırında ülkeye girmeye çalıştıkları gözlendi. Adaya gelen 472 mülteciden 400’ü Suriyeli, 72’si Lübnanlı idi. Deniz sınırında görülen 210 Lübnan vatandaşı Lübnan’a geri gönderildi. Bu kişiler gidecekleri yerin Kıbrıs değil İtalya olduğunu söylediler.”
İçişleri Bakanı mektubunda, Pournara İlk Kabul Merkezi’nin normal prosedürü ve Kofinou’daki Uluslararası Koruma için başvuranların bulunduğu Konaklama Merkezi’nin, pandemi nedeniyle artan ihtiyaçlarının giderilmesi için düzenleme yapıldığını duyurdu. 
Her iki Kabul Merkezi’nden çıkışın sınırlandırıldığını, benzeri tedbirlerin bütün nüfus için uygulandığını kaydeden Bakan, sağlık problemleri olan kişi ve çocuklar için uygulanan hükümleri geniş biçimde aktardı.
Her iki merkeze de sağlık personeli görevlendirildiğini, ‘Pournara’ ve ‘Kofinou’ Merkezleri’nin faaliyetlerinin pandemi sürecine ve ilgili hükümet kararlarına göre uyarlandığını belirten İçişleri Bakanı, Bakanlığın en son kararına göre Kabul Merkezlerinin normal faaliyetine döndükleri, burada yaşayanların yavaş yavaş merkezden çıkabilmeleri için düzenlemelerin yapıldığını anlattı.
8 Mart 2021’den bu yana Pournara ve Kofinou’da yaşayanlara hızlı test yapılmasına izin verildiğini kaydeden Nouris, sivil toplum örgütlerinin kayıtları için 2017’deki yeni yasanın uygulanmasına karar verildiğini, yaklaşık 6.500 sivil toplum örgütünden 3.500’ünün belirlenen zaman sınırına uyduğunu belirtti.

[ad_2]

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın